Selected

Original Text
Alİ Bulaç

Available Translations

101 Al-Qāri`ah ٱلْقَارِعَة

< Previous   11 Āyah   The Calamity      Next >  

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.

101:1 ٱلْقَارِعَةُ
101:1
Alİ Bulaç (Turkish) :
Kaari’a...

101:2 مَا ٱلْقَارِعَةُ
101:2
Alİ Bulaç (Turkish) :
Nedir kaari’a?

101:3 وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
101:3
Alİ Bulaç (Turkish) :
Sana o kaaria’yı bildiren nedir?

101:4 يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
101:4
Alİ Bulaç (Turkish) :
İnsanların, 'her yana dağılmış' pervaneler gibi olacakları gün,

101:5 وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
101:5
Alİ Bulaç (Turkish) :
Ve dağların 'etrafa saçılmış' renkli yünler gibi olacakları (gün),

101:6 فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
101:6
Alİ Bulaç (Turkish) :
İşte, kimin tartıları ağır basarsa,

101:7 فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
101:7
Alİ Bulaç (Turkish) :
Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir.

101:8 وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
101:8
Alİ Bulaç (Turkish) :
Kimin tartıları hafif kalırsa,

101:9 فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
101:9
Alİ Bulaç (Turkish) :
Artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum).

101:10 وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
101:10
Alİ Bulaç (Turkish) :
Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir?

101:11 نَارٌ حَامِيَةٌۢ
101:11
Alİ Bulaç (Turkish) :
O, kızgın bir ateştir.