Selected
Original Text
Suleyman Ates
Abdullah Yusuf Ali
Abdul Majid Daryabadi
Abul Ala Maududi
Ahmed Ali
Ahmed Raza Khan
A. J. Arberry
Ali Quli Qarai
Hasan al-Fatih Qaribullah and Ahmad Darwish
Mohammad Habib Shakir
Mohammed Marmaduke William Pickthall
Muhammad Sarwar
Muhammad Taqi-ud-Din al-Hilali and Muhammad Muhsin Khan
Safi-ur-Rahman al-Mubarakpuri
Saheeh International
Talal Itani
Transliteration
Wahiduddin Khan
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
In the name of Allah, Most Gracious, Most Merciful.
74:1
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ
74:1
Ey örtüsüne bürünen, - Suleyman Ates (Turkish)
74:2
قُمْ فَأَنذِرْ
74:2
Kalk, uyar. - Suleyman Ates (Turkish)
74:3
وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ
74:3
Rabbini tekbir et (O'nun büyüklüğünü an), - Suleyman Ates (Turkish)
74:4
وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ
74:4
Elbiseni temizle, - Suleyman Ates (Turkish)
74:5
وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ
74:5
Pislikten kaçın. - Suleyman Ates (Turkish)
74:6
وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ
74:6
Verdiğini çok bularak başa kakma. - Suleyman Ates (Turkish)
74:7
وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ
74:7
Rabbin için sabret. - Suleyman Ates (Turkish)
74:8
فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ
74:8
Sur'a üflendiği zaman - Suleyman Ates (Turkish)
74:9
فَذَٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
74:9
İşte o gün, çetin bir gündür! - Suleyman Ates (Turkish)
74:10
عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ
74:10
Kafirler için kolay değildir. - Suleyman Ates (Turkish)
74:11
ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا
74:11
Benimle şu adamı yalnız bırak ki ben onu tek olarak yarattım. - Suleyman Ates (Turkish)
74:12
وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالًا مَّمْدُودًا
74:12
Ona uzun boylu mal verdim. - Suleyman Ates (Turkish)
74:13
وَبَنِينَ شُهُودًا
74:13
Göz önünde oğullar (verdim). - Suleyman Ates (Turkish)
74:14
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا
74:14
Kendisine bir döşeyiş döşedim. - Suleyman Ates (Turkish)
74:15
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ
74:15
Hala daha da artırmama göz dikiyor. - Suleyman Ates (Turkish)
74:16
كَلَّآ ۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِـَٔايَـٰتِنَا عَنِيدًا
74:16
Hayır, çünkü o bizim ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi. - Suleyman Ates (Turkish)
74:17
سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا
74:17
Onu dimdik bir yokuşa sardıracağım. - Suleyman Ates (Turkish)
74:18
إِنَّهُۥ فَكَّرَ وَقَدَّرَ
74:18
Zira o düşündü, ölçtü, biçti. - Suleyman Ates (Turkish)
74:19
فَقُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
74:19
Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti. - Suleyman Ates (Turkish)
74:20
ثُمَّ قُتِلَ كَيْفَ قَدَّرَ
74:20
Yine kahrolası nasıl ölçtü, biçti. - Suleyman Ates (Turkish)
74:21
ثُمَّ نَظَرَ
74:21
Sonra baktı, - Suleyman Ates (Turkish)
74:22
ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ
74:22
Sonra surat astı, kaşlarını çattı, - Suleyman Ates (Turkish)
74:23
ثُمَّ أَدْبَرَ وَٱسْتَكْبَرَ
74:23
Sonra arkasını döndü, böbürlendi: - Suleyman Ates (Turkish)
74:24
فَقَالَ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ
74:24
Bu dedi, rivayet edilip öğretilen bir büyüden başka bir şey değildir. - Suleyman Ates (Turkish)
74:25
إِنْ هَـٰذَآ إِلَّا قَوْلُ ٱلْبَشَرِ
74:25
Bu, sadece, bir insan sözüdür. - Suleyman Ates (Turkish)
74:26
سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
74:26
Onu Sekar'a sokacağım. - Suleyman Ates (Turkish)
74:27
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
74:27
Sekar'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? - Suleyman Ates (Turkish)
74:28
لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
74:28
(Geride bir şey) Komaz, bırakmaz (her şeyi yakıp yok eder). - Suleyman Ates (Turkish)
74:29
لَوَّاحَةٌ لِّلْبَشَرِ
74:29
Durmadan deriler kavurur. - Suleyman Ates (Turkish)
74:30
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
74:30
Üzerinde ondokuz (muhafız) vardır. - Suleyman Ates (Turkish)
74:31
وَمَا جَعَلْنَآ أَصْحَـٰبَ ٱلنَّارِ إِلَّا مَلَـٰٓئِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيَسْتَيْقِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَيَزْدَادَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِيمَـٰنًا ۙ وَلَا يَرْتَابَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۙ وَلِيَقُولَ ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَٱلْكَـٰفِرُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَـٰذَا مَثَلًا ۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ ۚ وَمَا يَعْلَمُ جُنُودَ رَبِّكَ إِلَّا هُوَ ۚ وَمَا هِىَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْبَشَرِ
74:31
Biz cehennemin muhafızlarını hep melekler yaptık. Onların sayısını da inkar edenler için bir sınav yaptık ki, kendilerine Kitap verilmiş olanlar iyice inansın, inananların da imanı artsın. Kitap verilmiş olanlar ve inananlar kuşkulanmasınlar. Kalblerinde hastalık bulunanlar ve kafirler de: "Allah bu misalle ne demek istedi?" desinler. Böylece Allah, dilediğini şaşırtır, dilediğni doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlara bir uyarıdır. - Suleyman Ates (Turkish)
74:32
كَلَّا وَٱلْقَمَرِ
74:32
Hayır, andolsun Aya, - Suleyman Ates (Turkish)
74:33
وَٱلَّيْلِ إِذْ أَدْبَرَ
74:33
Dönüp gitmekte olan geceye, - Suleyman Ates (Turkish)
74:34
وَٱلصُّبْحِ إِذَآ أَسْفَرَ
74:34
Ağaran sabaha, - Suleyman Ates (Turkish)
74:35
إِنَّهَا لَإِحْدَى ٱلْكُبَرِ
74:35
Ki o (Sekar), büyük(bela)lardan biridir. - Suleyman Ates (Turkish)
74:36
نَذِيرًا لِّلْبَشَرِ
74:36
İnsanlar için uyarıcıdır; - Suleyman Ates (Turkish)
74:37
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَتَقَدَّمَ أَوْ يَتَأَخَّرَ
74:37
Sizden (iman yolunda) ileri gitmek veya geri kalmak dileyen kimseler için (uyarıcıdır). - Suleyman Ates (Turkish)
74:38
كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ رَهِينَةٌ
74:38
Her can, kazandığıyle (Allah katında) rehin alınmıştır. - Suleyman Ates (Turkish)
74:39
إِلَّآ أَصْحَـٰبَ ٱلْيَمِينِ
74:39
Yalnız sağın adamları (Kitapları sağdan verilenler) hariç. - Suleyman Ates (Turkish)
74:40
فِى جَنَّـٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ
74:40
Onlar cennetler içinde soruyorlar; - Suleyman Ates (Turkish)
74:41
عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
74:41
Suçluların durumunu: - Suleyman Ates (Turkish)
74:42
مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
74:42
Sizi şu yakıcı ateşe ne sürükledi? - Suleyman Ates (Turkish)
74:43
قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
74:43
(Onlar da) Dediler ki: "Biz namaz kılanlardan olmadık." - Suleyman Ates (Turkish)
74:44
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
74:44
Yoksula da yedirmezdik. - Suleyman Ates (Turkish)
74:45
وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
74:45
Boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık." - Suleyman Ates (Turkish)
74:46
وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
74:46
Ceza gününü yalanlardık. - Suleyman Ates (Turkish)
74:47
حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
74:47
İşte böyle iken ölüm bize gelip çattı. - Suleyman Ates (Turkish)
74:48
فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَـٰعَةُ ٱلشَّـٰفِعِينَ
74:48
Artık onlara şefa'atçilerin şefa'ati fayda vermez. - Suleyman Ates (Turkish)
74:49
فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
74:49
Böyle iken onlara ne oluyur ki öğütten yüz çeviriyorlar? - Suleyman Ates (Turkish)
74:50
كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ
74:50
Yaban eşekleri gibi; - Suleyman Ates (Turkish)
74:51
فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
74:51
Aslandan ürkmüş. - Suleyman Ates (Turkish)
74:52
بَلْ يُرِيدُ كُلُّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ أَن يُؤْتَىٰ صُحُفًا مُّنَشَّرَةً
74:52
Hayır, onlardan her kişi kendisine açılan sahifeler verilmesini istiyor. - Suleyman Ates (Turkish)
74:53
كَلَّا ۖ بَل لَّا يَخَافُونَ ٱلْـَٔاخِرَةَ
74:53
Yok yok onlar ahiretten korkmuyorlar. - Suleyman Ates (Turkish)
74:54
كَلَّآ إِنَّهُۥ تَذْكِرَةٌ
74:54
Hayır (iyi bilsinler ki) o (Kur'an) bir ikazdır. - Suleyman Ates (Turkish)
74:55
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
74:55
Dileyen onu düşünür, öğüt alır. - Suleyman Ates (Turkish)
74:56
وَمَا يَذْكُرُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ أَهْلُ ٱلتَّقْوَىٰ وَأَهْلُ ٱلْمَغْفِرَةِ
74:56
Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Takva ve mağfiret ehli O'dur (kendisinden korunmağa, cezasından kaçınmağa layık olan ve günahları bağışlayan yalnız O'dur). - Suleyman Ates (Turkish)